Sosyal Sorumluluklar

Hizmete aktarılan kazanç asıl kazançtır.

"Muhtaç olana ekmek vermek yerine balık tutmayı öğretin, o kendi hayatını kazanır” sözü belirleyici oldu benim için. Birisine ekmek verirsiniz ama ertesi gün yine aynı durumla yüz yüzedir. Verdiğiniz ekmek altın tabakta bile olsa ertesi gün yine acıkacak ve yine muhtaç olacaktır. Ancak onu eğitip koluna 'altın bilezik' takarsanız yani zanaat öğrenirse bir daha o duruma düşmez. Dünya ülkelerine bakıyorum, okuma yazma oranları %100'lerde. Bizdeyse okul çağında olduğu halde okul yüzü tanımayan çocuklar var. Birçok köyümüzde okul yok. Oralardaki insanların 'balık tutmaları' mümkün değil bu durumda. 

"Oku!" diye başlıyor kutsal kitabımız. Okumak bunca belirleyici olmasa yüce Allah neden kitabını o emirle başlatsın ki? “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyor Atatürk. “Muasır medeniyetler seviyesi”ne ulaşmak için bize yol gösterecek bilimin aydınlığıdır. Onu yayacak olan da okuldur. Daha adını bile yazamayan yaşını başını almış kişilerle karşılaşınca çok üzülüyoruz.  Onların çocuklarının da aynı durumda olmaması için, onların da bilimin aydınlığına kavuşması ve başta ailelerine, milletine, devletine yararlı birer birey olmaları için yardımcı olmak istiyoruz.

Bir zamanlar her şeyi devletten beklememek gerektiği düşüncesiyle “Kendi okulunu yap” kampanyası başlatılmıştı. Okul yaptırma girişimleri, ülkemizin ve insanımızın geleceği için belirleyici. Ben o inançla; elimden geldiğince, gücüm oranında eğitime destek olacağım. Tüm çabamız ülkemizin her karı toprağına, her insanına hizmet götürmek; istihdam ettiğimiz insanları gelişmeler ışığında eğitimden geçirmek ve daha güler yüzlü, daha kaliteli, daha güvenli hizmet vermelerini sağlamak; mesleki yeterliliğe sahip, ahlaklı ve maddi yeterliliği olan kişiler istihdam etmek ve yetiştirmek; verdiğimiz hizmetin çok daha yaygınlaşmasını sağlamak, çok daha üst düzeye çıkarmak ve her alana yaymak için.